Duygusal Bir Yaklaşımla ESNAF

Duygusal Bir Yaklaşımla ESNAF

Esnaf “Bağımsız çalışan, yaptığı iş sermayeden çok beden gücüne dayanan meslek erbabı” olarak tanımlanabilir. Esnaflık, bir mesleki faaliyettir ve ilk insanla başlayan bir geçmişe sahiptir. Literatürde dayandığı temel bileşen zanaattır. Zanaatkâr ve küçük ticaret sahipleri esnaf olarak anılır.

Gelişen zaman içerisinde sanat, tacir, sanayici gibi kavramlar türemiş ve geliştirilmiştir. Modern dünya bütün bunları kategorize ederken bu meslek faaliyetlerinin özelliklerini ve hasılat durumunu esas almıştır.

Ticari ve meslekî faaliyetleri düzenleyen kanun, yönetmelik, karar, tebliğ gibi mevzuat esnafın özelliklerini de belirlemiştir. Bu düzenlemeler, birçok hususiyeti yönüyle tacir sınıfına giren küçük ticaret erbabını da esnaf kategorisine almıştır.

İşin bir teknik bir de duygusal yönü vardır. Yani halk nazarındaki esnaf kavramı ile yasal çerçevedeki esnaf kavramı farklıdır. Örneğin, A mahallesinde faaliyet gösteren bir tuhafiyeci yasal mevzuata göre tacir sınıfına girmekteyken mahalleli tarafından esnaf olarak algılanır.  Peki, neden? Çünkü onunla tanışıklığı, muhabbeti vardır. Aralarında sosyal ilişki, komşuluk vardır. Birbirine güven duymaktadırlar. Birbirinin özel hayatına dair bilgiye sahiptirler. Birinin düğünü, cenazesi olsa diğeri de katılır. Çocuklarının büyüdüğünü, okula gittiğini, askere uğurlandığını görürler. Kuzen, yeğen gibi ilişkiler gelişmiştir. Birbirine borç verir, dara düşenin elinden tutarlar. Büyükler küçüklere “evladım”, küçükler büyüklere “abla, teyze, hala, amca” diye hitap eder. Komşu teyze sabahın erken saatinde dükkânını açtığını gören esnafa “Hayırlı işler evladım” diye seslenir. Bir dükkân iki gün kapalı kalsa mahalleli “Acaba ne oldu, kötü bir şey mi var?” diye telaşlanır, işin peşine düşerler. Çünkü onlar parayı pulu çoktan aşmış, ilişkiler duygusal bir boyuta taşınmıştır. Kısacası mahallede ticaretle uğraşanlar ticaret hukukuna göre tacir sayılsa da mahalleli için esnaftır. Ama aslolan vatandaşın sosyal hayatında ve gönlündeki tanım ve algıdır. Çünkü toplumları yarına taşıyan, hayatı yaşanılır kılan şey budur.

O halde esnaf, tarihin imbiğinden süzülerek günümüze kadar gelen bu nazik, latif, şümullü, güven verici kelime bağrında barındırdığı sihirle yaşamalı, toplumumuzu ve geleceğimizi etkilemeye devam etmelidir.

Leave a Reply